Genç kıza;
anne ve babası şöyle tembih de bulundular: Yavrum: “
Artık sen evleniyorsun, beyinin annesi, annen, babası da,
baban olacak. Bize yaptığın itaat ve hürmeti onlar da
göster. Zira mutlu olabilmenin şartlarıdır bunlar.
Bu
genç kız evlenir mutlu bir yuva kurar. Gerçekten
kayınvalidesine ve kayınbabasına itaat eder, hürmet
gösterirdi. Üç yıl geçmişti bir gün komşuda “ Yaşlılar
gençlerin halinden ne anlar… onlar ayrı dünyada yaşıyor,
bizler ayrı dünyada yaşıyoruz demişti…” demişti de
oradakilerden biri, ikide üstüne ekledi, bu gelinin
kayınvalidesine bu sözleri yetiştirdi…
Kayınvalide’de “ Zamane gençleri yaşlıları hiç anlamıyor,
akılları bir karış havada, her şeyi savurgan
kullanıyorlar…” bu laf taşıyıcı bu sözleri geline yine iki
ekleyerek yetiştirmiş…
Bundan sonra evde başlamış bir huzursuzluk, bir
huzursuzluk.. Birbirleriyle anlaşamamaya
başlarlar. Gelin herkese kayınvalidem beni
istemiyor, kocamdan beni ayıracak vb. bir sürü söz…
Kayın valide de herkese gelinim beni istemiyor. Gelin ile
kayınananın arası tam açıldı…. Nerede ise mecbur
kalmadıkça artık konuşmuyorlar…
Uzakça bir mahalle de büyü yapan Firaset Teyze diye birini
duymuştu gelin… fırsatını buluğdu bir esnada Firaset
Teyzenin yanına gitti.
Teyzeciğim ne olursun ne yaparsan sende ben kayınvalidem
ile geçinemiyorum. Kocam ile bizi ayıracak. Ben kocamdan
çok memnunum ama kaynanam ile geçinemiyoruz. Bana bir
büyü, bir muska, bir şey yap…. Ücretini de al, şu
bileziğimi…
Yavrum dedi: Firaset Teyze. Tam yerine geldin. Öyle bir
büyü yapacağım ki, yakın bir zaman içinde Kayınvaliden,
ölecek sen de o zaman ondan kurtulursun. Ancak bu ikimiz
arasında kalacak ve şimdi eve vardığından itibaren
kaynanana öyle güzel muamele edeceksin ki, öz annene
ettiğinden daha fazla. Zira ölümünden seni sorumlu
tutmasınlar. Tamam mı? Tamam….. Tamam mı? Tamam…….
Gelin eve gelir, başlar kaynanasına şefkatle davranmaya
başlar. Bir dediğini iki etmez. Gelin çok değişince
kaynana daha çok değişir.. Gelin anne der, kaynana
yavrum, kızım, gelinim, demeye başlar. Evde çok güzel
huzur oluşur… Kaynanası sanki melek olmuş, kendisi de
elinden gelen hizmeti yapmaya devam ediyordu. Birbirlerini
çok sevmeye başladılar. Bir den kaynanasından utanmaya
başlar. Benim kaynanam melek gibiymiş. Bende utanmadan
onun ölmesi için büyü yaptırttım. Vicdanen rahatsız olmaya
başlayınca.... doğruca Firaset Teyzenin evinde soluğu
alır.
Firaset Teyze, Firaset Teyze…. Kapıyı çalar… bir yandan
da, hala Firaset Teyze, Firaset Teyze… kapı açılır…
Firaset Teyze dışarı çıkar… kızım dur. Ne oluyor. Dur:
Acele etme… Nefes al…. Nefes nefese kalmışsın… dur, bir
hele! Ne oldu sana … Nefesini toplayan Gelin:
Firaset Teyze, hiç sorma, kaynanam o kadar değişti ki
bana kızı gibi davranıyor. Beni öz kızından daha çok
seviyor. Ne yalan söyleyeyim ben de onu çok seviyorum.
Hem o yaşlı, bende yarın yaşlanacağım… Çok acıyorum ona
.. Ben Allah rızası için ona bakıp sevap kazanmak dururken
nasıl oldu da ben vicdansızlık yaparak yanınıza gelerek
onun ölümü için size büyü yaptırttım.
Ne
olursunuz… Ne istiyorsanız.. Ne gerekiyorsa o büyüyü
çözün.. Artık ölmesi için değil de yaşaması için büyü
yapın…
Firaset Teyze ciddileşerek : KIZIM DİNİMİZ DE ÖYLE OKUMA,
ÜFLEME DİYE BİR ŞEY YOK Kİ.. BEN NE OKUCUYUM… NE
ÜFLEYİCİ… NEDE BÜYÜCÜ…
Ben Firaset Teyzeyim.. Firaset.. Peki kızım sen bilir
misin Firaset nedir? Tabi bilirim… Sizin
adınız….
Hayır benim adım firaset değil o benim halkın bana taktığı
isim… O benim sıfatımdır. Zira Peygamberimiz : “
Mü’min firaset sahibidir,
bakınca bir olayın arkasını görür.” buyurmuştur. Ben de
sizin aranızı bir laf taşıyıcısının bozduğunu anladım. Üç
yıl aranıza iyi olmuş da, üç yıldan sonra ne olmuşta kötü
olmuş… Ben anladım ki laf taşıyıcılar, dedikoducular
aranızı bozmuş… Bende böylece bir oyun yaptım sana.
“Kızım kaynananın için bir büyü yapacağım, onu
öldüreceğim… Senden şüphe etmesinler diye kaynana hizmette
kusur etme dedim.”
Böylece seni kaynana hürmete, saygıya, sevgiye yönelttim.
Sen ona yani kaynanana sevgi ile yaklaşınca onunda sana
yaklaşacağını biliyordum…
Sonunda bana geleceğini de çok iyi biliyordum…
Yavrum hürmet eden, hürmet görür… Seven kişi sevilir…
Saygı gösteren, saygı görür….
Bu
sözlerimiz insanlarla iyi geçinmeyenlere… Bir pire için
bir yatak yakmayalım… Sorunların çözümünde ilacımız sevgi
olsun… Barış olsun… Sulh olsun…