DİN ve MAHİYETİ
 

 

 Din insanın Tanrı, diğer insan ve varlıklarla münasebetlerini düzenleyen ve hayatına  yön veren, onlarla ilgili davranışlarına esasa olacak kurallar bütününe verilen addır.

 I-                    DİN KELİMESİ

        Arapça kökenli bir kelime olan dil sözlükte  örf ve âdet, ceza ve karşılık, mükâfat, itaat, hesap, boyun eğme, hakimiyet ve galibiyet, saltanat ve mülkiyet, hüküm ve ferman, makbul ibadet, millet, şeriat gibi çeşitli anlamlara gelir.

 Batı  dillerinde din karşılığı kullanılan religion  kelimesinin aslı Latincedir. Bir şeyi vazife edinmek, tekrar tekrar okumak; ayrıca  İnsanları Tanrı’ya bağlayan bağ anlamlarını içermektedir. 

Her dini kültürün din kavramını ifade etmek  üzere seçtiği kelimelere ait anlamların ortak noktasının “yol, inanç, adet, hukuk, kulluk olduğu söylenebilir.

 II-                  DİNİN TANIMI

Tanımı en zor kavramların başında din gelmektedir. Dini tanımlarken gerek geçmişte yaşamış gerekse günümüzde mevcut bütün inanç şekillerini kuşatan ve hepsinde müşterek esasları ifade eden bir tanım yapmanın zorluğu ortadadır.

 Dinin bütün dinleri içine alabilecek bir tanımı ancak din kavramının sınırları kesin bir şekilde  belirlendikten sonra yapılabilir.

 

a)      Zihni Unsur:  İnsanın kendisinden üstün bir güç ve kudretin mevcudiyetini zihnen kabulü.

 b)     Hissi Unsur :   Zihnen varlığı kabul edilen bu üstün güç ve kudrete karşı duyulan bağlılık duygusu.

 c)      Tarabbüdi Unsur :  Zihnen varlığı kabul edilen, kalben kendisine bağlanılan yüce kudrete karşı bazı davranışları yapma yükümlülüğü

          d)     İçtimai Unsur :  Aynı zihni, hissi, taabbüdi, unsurları paylaşan insanların oluşturduğu sosyal grup.

        Dinlerde bulunan bu unsurların yanında, din bilimleri açısından  dini oluşturan hususlar olarak kabul edilen ve bütün dinlerde bulunabilen unsurların başlıcaları………

        Tabiat üstü, insan üstün  varlıklara, inanç (Tanrı, melekler, cinler, ruhani varlıklar gibi) ; İbadet, ayin ve törenler, dua, niyaz, ilham, vahiy, Peygamber, dua, niyaz vb… 

      İslam bilgileri dinin tarifini, Kur’an-ı Kerim’de yer alan açıklamaları ve İslam inançlarını göz önünde bulundurarak yapmışlardır. Buna göre hak dinin tarifi u şekildir :  Din,  akıl sahibi insanları kendi tercihleriyle bizzat hayırlı olan şeylere götüren ilahi bir kanundur.

      slam bilginlerine göre, gerçek beşer kaynaklı olamaz. Yine bu tarifte dinin akıl ve irade ile ilişkisi gösterilmiştir.

  III-                DİNİN KAYNAĞI

 İslam inancına göre dini vahiy yoluyla  bildiren Allah’tır; bütün dinler Allah’tan

gelmiş ve safiyetlerini koruduklar sürece yürürlükte kalmıştır. İlk insan, aynı zamanda ilk peygamber ve kendisine bildirilen din de tevhid dinidir.

             Allah’ın varlığı ve birliği ile nübüvvet  ve ahiret inancı bütün ilahi dinlerin değişmez ilkesi olarak yer alır. İşte bu yüzden;   Hz. Adem (A.S.)’dan Hz. Muhammed (S.A.V)’e kadar bütün peygamberlerin getirdiği hak dinlerin ortak adı İslam’dır. Ancak tarihin akışı içine insanlar  hak dinden  uzaklaşmış ve beşeri  zaaf neticesinde yanlış yollara, batıl inanç  ve yaşayışlara yönelmişler, dinde  meydana gelen bu bozulma ve farklılaşma sebebiyle Allah peygamber göndererek ;  insanları  ya eski dinlerini asli şekilde öğrenip uygulamaya çağırmış, veya,,, yeni bir din ve şeriat göndermiştir.

             İlk dönemlerde insanların tabiat olaylarının etkisi altında kalıp onlara kutsallık atfettiği  è ( Natürizm) Büyüye, bitki  ve hayvanların kutsallığına  inandığı (Ateizm)

             Andrew Lang, Güneydoğu Avustralya ilkel kabilelerinde animizme rastlanmadığına, fakat insanların  ahlaki, adaba uyup uymadıklarını denetleyen ve gökte bulunan bir yüce Tanrı kavranma her yerde  rastlandığını ortaya koymuştur. 

            Tüm dinlerin kaynağının tevhid inancı olduğu, bir gerçek  ve hakikattir.  Ancak bu tevhid dinleri tahribata uğrayarak hurafe dinlere döndürüldüğü aşikârdır.

 IV-               DİNİN ÖNEMİ

        Din tarihin bütün devirlerinde ve bütün toplumlarda daima mevcut olan evrensel ve köklü bir olgudur. İnsana hitap eden ve insan için söz konusu  olan din, insanla beraber var olmuş ve tarih boyunca varlığını sürdürmüş ve sürdürmeye devam edecektir.

 Tarihin hangi devrine bakılacak  olursa olsun, dinsiz bir toplum görülmemiştir.  Bunun temel nedeni, insanlık dini bir varlık olması başka bir  ifadeyle, din duygusu doğuştan gelen bir duygudur. 

Dinin fitri ( doğuştan) oluşunu Kur’an-ı Mübin Er- Rum 30/31’de:  Sen yüzünü bir hanif olarak dine, Allah’ın fıtratına çevir ki O, insanları bu fıtrat üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratması değiştirilemez.

 İnsan yapısı itibariyle dine muhtaçtır. Çünkü insan ruh ve bedenden ibarettir. Bedeni ihtiyaçları karşılamak nasıl hayatın gereği ise, manevi varlığın devamı da ruhi ihtiyaçların karşılanmasına bağlıdır. Manevi varlığın  devamı ve ruhi ihtiyaçları karşılayan en köklü müessese hiç kuşkusuz din müessesidir.

 Her şeyi  var eden bir yüce kudretin mevcudiyetini kabul edip ona bağlanma insanı kuvvetlendirdiği gibi, dua, niyaz ve Allah’a sığınma insanı yüceltir.

 Din aynı zamanda ahlâki bir disiplindir. İnsanın  psikolojik yapı ve yaşayışında karşılaştığı yalnızlık, çaresizlik, korkular, üzüntü ve sarsıntılar, hastalıklar, musibet ve felaketler karşısında ona ümit, teselli ve güven sağlayan en son sığınak dindir.

 Ayrıca dini yaşayışın insanı ruhi bunalımlardan koruduğu; çevresine ve kendisine karşı daha duyarlı ve  dengeli yaptığı bilinmektedir.

Dindeki ahiret inancının hem dünya hayatındaki davranışlarında etkili olduğu hem de insanda ebediyet duygusuna cevap verdiği ortadır. 

V-                 DİNLERİN TASNİFİ

 

Dinlerle ilgili araştırmalara paralel olarak  dinler değişik açılardan çeşitli kıstaslara göre tasnif edilmiş, bu tasniflere göre çeşitli şemalar ortaya çıkmıştır.

 Tanrı Kavramı Ele Alınarak Yapılan Tasnif Şu Şekildedir :

 

1-      Tek tanrılı dinler ( İlahi dinler)  

2-      Düalist ( İki tanrılı) dinler ( Mecüsilik)

3-      Çok tanrılı dinler ( Eski Yunan, Roma ve Mısır dinleri gibi.

4-      Tanrı konusunda açık ve net olmayanlar ( Budizm, Şintanizm) gibi.

 Sosyolojik Tarihi Açıdan Yapılan Din Tasniflerinden Birisi Şu Şekildedir :……………

 1-      Kurucu ( Peygamberi, Tebliğcisi) olan dinler ( Yahudilik, Hıristiyanlık, İslam Budizm)

2-       Geleneksel dinler. ( Kimin tebliği ettiği belli olmayan dinler. İlkel dinler…( Eski Yunan, Eski Mısır dinleri………………)

 Bir Diğer Tasnif è

1-      İlkel dinler… Dini gelişiminin ilk basamağını  teşkil eden kabile dinleri ( Nuer, Dinka, Ga  dinleri  gibi

2-       Milli dinler; kurucusundan bahsedilmeyen sadece  bir millete ait olan geleneksel olan dinler….. ( Eski Yunan, Mısır, Roma dinleri gibi)

3-      Dünya dinleri ( Hıristiyanlık, İslam gibi…)

 Coğrafi- Tarihi Açıdan İse Dinler,  Ortadoğu veya Sami grubu ( Yahudilik, Hıristiyanlık, İslam)  Hint grubu,  (Hinduizm, Budizm, Tainizm) Çin- Japon  Grubu ( Konfüçyüsçük, Taoizm, şintoizm ) ve  Afrika grubu diye gruplara ayrılabilir.

       Dinler tipolik, morfolik, Fenomenolojik özelliklerine göre de tasnif edilebilir. Vahye dayanan, vahye dayanmayan, misyonerliğe yer veren, vermeyen, Ahiret inancı olan, olmayan, kutsal kitabı olan, olmayan,diye tasnifler yapılmaktadır.

       İslam bilginlerinin din tasnifi Hak din- batıl din  şeklindedir. Bu ayırımı Rabbimiz Kur’an’da yapmaktadır.

  “Allah katında din İSLAM’dır. Ali İmran 3-19-  Dosdoğru din Rum 30-30 “Hak din” Tevbe-9-33- Kur’an inanç dışındaki, İslam dışındaki inanışlara din demektedir. Tevbe-9-33_ Fetih 48-28_ Saf 61-9 Kafirun 109-6-  bu görüşlere göre, vahye dayanan, orijinal şeklinin koruması sebebiyle İSLAM DİNİ- orijinalliği kaybettirilmiş olan  Yahudilik ve Hıristiyanlık tahrif edilmiş, muharref dinler. İlahi dinin dışında, vahye dayanmayan tüm dinler,  BATIL DİNLER dir.     

 Bütün Peygamberler hak dini tebliğ etmiş, onun yaşanmasını teşvik etmiş, kendileri de örnek olmuşlardır. Hz. Musa è Musevilik, Hz. İsa Hıristiyanlık adını insanlara peygamberlerinden sonra bu adı verdiler. Ama İslam adını  Allah’u Teala vermiştir.

    “ Bu gün size dininizi ihmal ettim ,üzerinize, nimetini tamamladım ve sizin için din olarak İSLAM’I seçtim.” Maide-5-3

  

                      DİĞER DİNLER ve İSLÂM  

Milâdi 7. yüzyılda Hz.Muhammed, İslamı tebliğe başladığında yeryüzünde, ateizm, putperestlik, politeizm(şirk) yıldızlara tapma da dahil bir çok din ve  inanç  şekilleri mevcuttu. Mecusilik, Brahmanlık ,Budizm, sabilik, Yahudilik ve Hıristiyanlık ve bir çok din vardı. 

Fakat yeni bir din gönderilmiş, bu din zaten diğer dinlerin orjinallığı  bozulduğu için gönderilmişti..

  Mecusilik, en eski  dinlerden olup, Zerdüşt’ün getirdiği dinin bozulması, Zerdüşt tek Allah inancını ( Ahura Mazda) tebliğ etmiş,

  Brahmanizm, Çok tanrılı bir dindir. Gerçekte Brahmanlar tek Tanrıya inanmakla birlikte, O’nun yaratıkları ve O’nun sıfatları şeklinde olsa Tanrının tezahürlerine   tapma vardır.  Bu dine kimse giremez.. Aslını kaybedip çok tanrıcılığa bürümüştür.  Beklenen kimse inancı var.

 Budizm, puta tapma inancını reddeder. Zaten Brahmanize karşı doğmuştur. Puta karşı doğan bu din, maalesef kurucusu Buda ya yapılan heykellere tapma biçimi almıştır.

  Sabiilik, İslam geldiği asırda mevcut bir inanç idi. Sabiler hicri ilk yüzyılda Müslümanların hakimiyetine girmişlerdir. Zimmilik  statüsü altında yaşamışlar. Hz.Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’i yalancı diye nitelerler. 

 İSLAM DİNİNİN DİĞER DİNLERDEN FARKLILIĞI

 1-      Allah İnancı : Yahudilik Tanrı’nın birliği üzerinde ısrarla durmasına rağmen, tanrıya beşeri nitelikler takılmıştır. İnsan gibi tasvir edilir. 

2-      Melek inancı:  Meleklerin Allah’ın oğlu ve kızları olduklarını Hiristiyanlık ve Yahudilik savunur. İslam şiddetle bu iddiayı reddeder.  

3-      Kutsal Kitaplar :   Musevi ve Hiristiyanlık , kutsal kitaplarının orijinalliğini tahrip etmişlerdir. 

4-      Peygamberler İnancı :  Yahudilik ve Hıristiyanlık tahrip edilmiş olduğunun gerekçesi, kendi peygamberlerine ve diğer peygamberlerine iftira ederler.

  5-      Dünya- Ahiret Dengesi : Yahudiler dünyaya, Hıristiyanlar manevi hayata, İslam her ikisine ağırlık vermeyi ister.  Allah’ın  sana verdiğinden ahiret yurdunu iste, ama dünyadan da nasibini unutma.. Kasas.28-77 

İslam son din evrensel din, mükemmel din, tüm insanlığı kucaklayan dindir… 

İSLAM DİNİ 

1- İslam Dininin  Mahiyeti : Din, ister, hakikatin doğrudan yansıması veya açılımı olarak kabul edilsin, ister insan  yaradılışının bir gereği  olarak değerlendirilsin, sonuçta insanın özünde fıtratında yerleşik bulunan ve oradan kaynaklanan  Kutsala saygı ona bağlanma ve onunla bütünleşme  ihtiyacını  karşılar ve onu kainat içindeki yalnızlığında kurtaran bir can simididir.

  Din, beşer kurgusu olmayan , tam tersine  Tanrı kaynaklı olan  şey anlamındadır. Vayhedilmiş  aynı zamanda insanlığın kurtuluşu  katında değer bulur ki, Yaradan kendi ifadesiyle… Allah katındaki din islam’dır. Ali İmran 3-19è Rabbimizin itibar ettiği hak ve gerçek din İSLAM’dır.  Bunun dışındakileri hükümsüz ve geçersizdir.

 Din en yalın biçimiyle Tanrı’ya ( Yüce Yaradan) inanma ve O’na ibadet etme olduğuna göre, O’nun inanç ve ibadet sistemi içermesi zaruridir. Tabi ki dinin bunların yanında ahlaki hükümler gerekir.

 İman başka bir deyişle, inanç sistemi dinin temelini oluşturur. İnanç itibarıyla iman dogmatik olmakla beraber, akli delilerle bulunabilir.  

Dinin ikinci unsuru olan ibadetler (rirüel), Tanrı’ya ( Yaramana)  itaatin biçimsel göstergeleri sayılır.  Yalın ve teorik bir inanç sistemi yeterli olmayıp, bu inancın pratik olarak eyleme dönüşmesi gerekir..

  Dinin iman ve ibadet kavramının insana sağladığı kazanımlar, ahlaki boyutta incelemek gerekir. .. Yani dünyasal yaşamda iman, pratikleşen ibadet ve bunlardan kazanılan kazanımlarda ahlaki  boyutta değerleme yapılmalı..                                                                                                                                                             

 

                                                                                        

                                                                                             M. Emin YAĞMUR

                                                                                            Orduzu Kireç Ocağı

                                                                                             Camii İmam-Hatibi

 
© 2006 kirecocagicami.com // Designed and Coded By // PC KİREÇ OCAĞI CAMİ //Sami GÖNCÜ // 44170 // MALATYA