Cuma, İslam dinide çok önemli kabul edilen haftalık toplu
bir ibadet günüdür. Çeşitli hadislerden anlaşıldığına göre
Cuma günü daha önce Yahudi ve Hıristiyanlar için haftalık
ibadet ise Pazar ve Cumartesi günlerini seçmişlerdir.
Allah Rasülü Cuma günü için ; "
Güneşin doğduğu en hayırlı gün Cuma günüdür. Hz. Adem o
gün yaratıldı. O gün Cennette konuldu, O gün Cennetten
çıkarılmıştır. Kıyamet Cuma günü kopacaktır." Müslim-18
Allah Rasülü, Cuma gününde duaların geri çevrilmediği
Eşref Saati ( icabet saati) bulunduğunu hatırlatarak, bu
saatin ne zaman olduğunu, biliyordum, Kadir gecesi ne
zaman olduğunun bana unutturulduğu gibi unutturuldu.
Tabi ki bundan amaç, gün boyu Allah’a yönelme sağlanıyor.
Ramazan'ın son 10 günü Allah’a yönelme sağlanıyor.
Allah Rasülü, "Cuma
günü gerekli temizliklerini tamamlayıp camiye giden
hutbesini dinleyen, Cuma namazını kılan kimsenin daha
önceki Cuma ile kıldığı bu Cuma arasında işlediği
günahların affedileceği belirtilmiş." Buhari, Cuma
6-19
Bu günü hafife alan, üç Cuma namazını terk
eden kimsenin kalbinin mühürleneceğini bildirilmiştir.(
Ebu Davud Salaté 204)
Cuma Kurban Bayramının Arefesine rastlamasına, Hacc-ı
ekber "Büyük Hac" denmesi müslümanların hacca ve Cuma’ya
verdikleri önemi gösterir.
Cuma gününe ve tabiki Cuma Namazına büyük önem vermek
lazım. Boy abdesti, bazı fakihlere göre, sünnet,
bazılarına göre farzdır. Namazdan önce tırnak kesme, diş
fırçalama, bedeni temizlik, temiz elbise, başkalarını
rahatsız etmeyen güzel koku sürmek……
Cuma güne, zikir, dua, tövbe ve istiğfar bol
bol yapılmalı. Eşref saatinde daha bol yapmak. Kur’an
okumalı ve Allah Rasülüne bol Selatü Selam getirmeliyiz.
Kazası olan kaza namazı, kazası olmayan ise nafile
namazı kılmak gerekir…. Bol dua, istiğfar ve tevbe
etmeliyiz.
Cuma Namazı Farz-ı Ayndır. Cuma süresin 9. Ayetinde Yüce
Allah : "Ey
iman edenler! Cuma günü namaza çağrılınca, Allah’ı anmaya
(Namaza) koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu
sizin için daha hayırlıdır.. Namaz kılınca yeryüzüne
yayılın da ,Allah’ın lütfunu arayın ve Allah’ı çok çok
anın ki felah bulasınız.Cuma Süresi-9-10-
Cuma namazının faziletli, kuvvetli farz olduğu ve bu
namazı özürsüz olarak terk etmek büyük günahtır. Bu
hususta Allah Rasülü :
Allah önemsediği için üç cumayı terk eden kimsenin
kalbini mühürler. Ebu Davud- Salat 204- Bir
takım kimseler, ya
Cuma namazını terk etmeden vazgeçerler yada Allah onların
kalplerine mühürler ve artık onlar gafillerden olurlar.
Müslim- Cuma-12
Hz. Peygamber’in Cuma namazını ilk defa hicret esnasında
Medine yakınlarında Ranuna Vadisinde Salim b. Avf
kabilesini ziyaretleri sırasında oradaki namazgahta farz
kılınmış ve orada da kıldırmıştır. Bugün burada Mescid-i
Cuma bulunmaktadır.
Cuma namazı ne zaman farz kılındı? İki görüş
vardır. Ranuna’da farz kılındı. Mekke’de farz kılındı.
Mekke de farz kılındı diyenlerin görüşleri zayıftır. Zira
müşriklerin baskısı sonucu Mekke’de farz kılınmamıştır
denmektedir.
Cuma namazı farz
è
iki rekat
è
Hutbe okuma, dinleme namazın şartıdır. Cuma namazı o günkü
öğle namazının yerini tutar.
CUMA NAMAZININ ŞARTLARI
Cuma namazının şartlarını iki boyutta inceleyebiliriz.
Vücub ve sıhhat şartları…..
Vücub şartları
Cuma namazı kılmakla yükümlü olmanın şartlarıdır. Sıhhat
şartları; kılınan namazın geçerli olup olmadığının
şartlarıdır.
a) Cuma Namazının Vücub Şartları :
Bir kimseye Cuma Namazının farz olmasının, Beş vakit
namazının şartları yanında, Cuma namazı için ayrıca bir
takım şartlar vardır. Bunlar,
1-Erkek Olmak :
Cuma erkeklere farz, kadınlara farz değil. Bu konuda İslam
alimleri arasında ihtilaf yok. Ancak kadınlar da camiye
gelseler ( Gelebilirler) Cuma Namazını kılsalar. Bu namaz
sahih olur. Artık o gün ayrıca öğle namazı kılmazlar.
Öğle namazı onlardan düşer.
Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz döneminde kadınların Cuma
namazı kıldıkları, ancak Allah Rasülü kadın, çocuk,
hasta, kölelere Cuma farz değil, ancak kılarlarsa cumaları
sahihtir ve o günün öğle namazı üzerlerinden düşer
buyurmuşlardır.
Şu konu unutmamalı, on dört asırlık dönemde
kadınların Cuma namazı kılmaları gerektiği hususunda
hiçbir alim görüş bildirmemiştir. Bu durum kadınların
Cuma namazı kılmakla yükümlü olmadıklarını gösterir.
Ancak şu unutulmamalı, kadınların Cuma namazı kılması
konusunda bir serbestlik vardır.; müsait zaman ve zemin
bulan kadınlar, Cuma Namazı kılabilirler. Din onlara
tanıdığı bir muafiyettir.
2- Mazeretsiz Olmak :
Bazı mazeretler , Cuma namazına gitmeye engel ise,
böylece bir mazereti olan, Cuma namazı ona farz olmaz.
Kendine mazeretinden dolayı Cuma farz olmayan, Cuma
namazını kılsa, o zaman sahihtir ve o günün öğle namazı
üzerinden düşer.
Cuma Namazın Gitmemeyi Mübah Kılan
Mazeretler :
a-Hastalık: Hasta
olmuş, Cuma’ya giderse, hastalığının artacağı endişesi var
ise Cuma namazı yükümlülüğü düşer.
Yürümekten aciz durumda bulunan kimse, bu hasta
hükmündendir. Hasta bakıcı: Hastaya bakan kişi Cuma’ya
gidip gelinceye kadar, hastaya bir zarar gelir endişesi
olandan da Cuma yükümlülüğü düşer….
Bulaşıcı bir hastalığa yakalanmış da Cuma’yı terk
edebilir.
b- Körlük ve Kötürümlülük:
Kör
(âma) olan bir kimseye, kendisini Camiye götürebilecek
biri bulunsa bile, Ebu Hanife, Mâliki, Şafiye göre Cuma
farz değildir. Hanbeli, Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre,
yedeği ( kendini Cuma’ya götürecek biri olursa) Cuma
farzdır. Yedeği yok ise zaten farziyet yoktur. Felç,
yada yatalağa da farz değildir..
c-Uygun olmayan Hava ve Yol Şartları :
Cuma’ya gittiği takdirde kişinin önemli bir zarara veya
sıkıntıya uğraması söz konusu ise ; şiddetli yağmur,
şiddetli soğuk veya sıcak, aşırı çamur gibi durumlar Cuma
namazı yükümlüğü düşürür.
ç-Korku :
Cuma
namazına gittiği takdirde malı, canı veya namusunun
tehlikeye gireceğine dair endişeler taşıyan kimseye de
Cuma namazı farz değildir.
3- Hürriyet:
Hür olmayan kimseler yani köle, esir, fukahanın çoğuna
göre namaz düşmez. Hürriyeti kısıtlamış olan tutuklularda,
fiziki, şartlar sağlanır, imkân tanınılırsa Cuma namazını
kılarlar ise öğle namazını kılmaya gerek kalmaz öğle namaz
düşer.
4- İkâmet :
Fukahanın büyük çoğunluğuna göre Cuma namazının vacip
olması için, Cuma namazı kılınan yerde ikâmet etmesi yani
seferi olmaması lâzım…………..
Dinen seferi olana Cuma farz değil.. Bazı
fakihlere göre seferi esnada Cuma farz olmamakla
beraber, konaklama halinde konaklama yerinde Cuma
namazını kılar denmiştir. Zaten seferi olduğu halde, Cuma
namazını kılması halinde daha hayırlı bir iş yapmış olur
ve o gün öğle namazı üzerinden düşer.
B)
CUMA NAMAZININ SIHHAT ŞARTLARI :
1-Vakit
è
Cuma
Namazı, Hanbeliler dışındaki tüm müçtehitlerce Cuma
günü öğle vaktinde kılınır. Hanbeliler, güneşin
doğuşundan itibaren bir mızrak boyu yükselmesinden sonra
ikindiye kadar kılınır derler.
2-Cemaatè
Cuma namazı cemaatle kılınır. Tek kılınmaz. Bunun dışında
diğer namazlarda imama bir cemaat kafi iken, Cuma için,
daha fazla cemaat olması gerekir.
İmam-ı Ebu Hanife ve imam-ı Muhammed ‘e göre en az imamın
dışında 3 cemaat şarttır. Bunların yolcu, hasta, âma
olması fark etmez. İmam-ı Ebu Yusuf’a göre İmam+2 cemaat
lazımdır.
Ebu Hanife’ye göre Cuma’nın farzının 1. rekatının
secdelerini yaparken 3 cemaatın altına düşmemeli… İmam-ı
Muhammed ve Ebu Yusuf ise iftitah tekbirini beraber
almaları yeterli, sonra cemaat azalsa da bir şey olmaz
demişlerdir.
İmam-ı Şafi hazretlerine göre en az kırk (40) akil, baliğ
erkek cemaatın varlığı şarttır. Ümmi, kadın, yolcu,
göçebe, köle vb. Cemaate dahil edilmez. Fatiha okumasını
bilmeyen ümmi cemaat sayısından düşürülür… Öğrenme
gayretinde olan eklenir….
Hutbede 40 cemaat olması şart, cemaat eksilse de o zaman
Cuma fasid olur. Malikide imam+10 cemaat şartı
konulmuştur.…
3 – Şehir
è
İslam fukâhasına göre Cuma namazı kılınacak yerin şehir
veya şehir hükmünde bir yerleşim birimi olmasını şart
koşmuşlardır. Fakat şehir ve şehir hükümlerinin
ayrıntıları hususunda yada böyle yerlerde birde fazla Cuma
kılınır mı? Kılınmaz mı ? Bu yıllardan beri tartışma
konusu………………………
Hanefilere göre Cuma namazı kılınacak yerin yerleşim
biriminin şehir veya hükmünde bir yer olması yada böyle
bir yerin civarında bulunması gerekir.
Bir yerin hangi durumda şehir ve şehir hükmünde
sayılacağı hususunda farklı rivayetler bulunmaktadır.
Hanefi Mezhebine göre : Şehir yada şehir hükmünde
bulunan yerin en büyük camisi orada bulunan cemaatı
almazsa ikinci bir cami.. üçüncü bir camii…sayıları
artırılarak Cuma kılınır denilmiştir.
Şehir ifadesinin günümüzde, büyük veya küçük yerleşim
birimi olarak anlaşılması gerekir. Bu şu manaya gelir ki
farzı eda edecek cemaatın olması yeterlidir. Bu köyünde
olabileceği hükmü çıkar. Maliki yerleşim birimi olarak
çadır olmaz… Şafi’de aynı görüşte… Hambeli en az kırk
kişinin oturduğu yer olmalı demiştir.
4-Camii…:
Bir yerleşim biriminde birden fazla yerde Cuma Namazı
kılınıp kılınmayacağı konusunda farklı görüşler
bulunmaktadır. Bütün mezhepler şehirde tek camide
kılınması görüşü vardır.
Günümüzde ise büyük şehirler olması, ulaşım
olanakları vs. durumlarda istinaden birden çok yerde Cuma
namazı kılınır olmuştur…
İmam-ı Ebu Hanife, tek camide… diğer rivayetler bir
şehirde birden fazla camii, Ebu Yusuf, şehiri nehir ikiye
bölürse 2 camide kılınır. İmam-ı Muhammed aynı şehirde
birden fazla camide namaz kılınır demiştir. Bir şehirde
birden fazla camide namaz Ebu Hanifenin 2.görüşü ve İmam
Muhammed’in görüşüdür….
Şafii şartlar sebepler bir şehirde birden
fazla Cuma namazı kılmaya müsaade ederken.. Sebep yok
iken birden fazla camide Cuma kılınsa ilk cumaya
başlayanların ki kabul olurken, diğerlerin ki sahih olmaz.
Bunlar öğlen namazı kılarlar demişlerdir.
5-
İzin….:
Hanefiler, Cuma namazını devlet başkanı veya temsilcisinin
yada bunlar tarafından yetkili kılınan birinin kıldırması
gerektiğini ileri sürmektedir. Diğer mezheplerde böyle
şart yoktur. Cumalar bir yerde siyasal reâlitenin
göstergesi durumunu almaya başlamış, Hz. Ali (r.a.), adına
hutbe okunması, Abbasi adına, Osmanlı vs. zaten günümüz
Türkiye’sinde, camiyi ibadete açmak için izin, ücretli
imam atanması için izin gerekli diyenler vardır.
Hanefilerin fıkıhçıları devlet başkanının veya
izninin bulunmaması durumunda aralarında birine Cuma
imamlığı selahiyetinin verileceği hususunda fetva
vermişlerdir..
Cuma kılınan yerin herkese açık olması anlamında genel ki
izine ( İZN-İ AM ) bazı kitaplarda ayrı bir şart olarak
değerlendirilmekte birlikte bir anlamda devlet başkanının
izni kapsamında yer alır. Camiye bazıların girmesine
müsaade edilmiş bazılarına müsaade edilmemiş ise, orada
Cuma namazı kılınmaz.
6- Hutbe…..:
Cuma
namazının sıhhat şartlarından birisinin de hutbe olduğu
hususunda fakihler görüş birliği içindedir. Ancak
mezhebler arasında hutbenin rükünleri ve geçerlilik
şartları konusunda mezhebler arasında görüş birliği
yoktur.
Hutbe, birilerine hitap etmek, bir şeyler
söylemek demektir. Müslümanların hayatlarını
kolaylaştırma, sosyal ilişkiler ve sosyal yapılanma vs.
konularında cemaatı aydınlatma da Hutbe büyük bir
vesiledir.
1- Hutbenin rüknü :
Ebu Hanife’ye göre hutbenin rüknü ; yani temel
unsuru Allah’ı zikretmekten ibaret olduğu için, hutbe
niyetiyle ELHAMDÜLİLLAH veya SÜBHANELLAH demek suretiyle
hutbe yerine getirilmiş olur. Fakat bu kadarı mekruhtur. Ebu Yusuf ve İmam-ı Muhammed’e göre.. Hutbenin rüknü…
Hutbe miktarı Allah’ı zikirdir. Bunun ölçüsü ise… Tahiyyat
duası kadardır.
İmam-ı Şafiye göre, Her iki hutbede Allah’a hamd,
Peygambere salavat getirmek Takvayı
tavsiye etmek.Hutbede ayet okumak. 2. Hutbede Mü’minlere
dua etmektir.
2- Hutbenin Şartları :
Hanefilere göre Cuma Namazı hutbesinin sahih olması için
şu şartların bulunması gerekir…
1-
HUTBENİN VAKİT İÇİNDE OKUNMASI…
2-
HUTBENİN NAMAZDAN ÖNCE OKUNMASI…
3-
HUTBE NİYETİYLE OKUNMASI…
4-
CEMAATIN HUZURUNDA İRAD EDİLMESİ…
5-
CEMAATIN EN AZ SAYI YADA FAZLA OLMASI…Bu sayıdan az
olmamalı…
Bu
şart Hanefi’lerce pek tutulmaz ancak.. Fukâha’nın çoğuna
göre bu bir şarttır…
6-
HUTBE ARASI, NAMAZ ARASI YİYİP, İÇME VB. DURUMLARDA
HUTBE NAMAZI ARASI AÇILMAMASI…
Hanefilere göre Cuma hutbesinin Arapça olması, hatibin
ayakta olması şart değil. Malikilerde, hatip ayakta,
hutbeyi öğlen vakti hutbe olarak, mescidin içinde
namazdan önce, en az iki cemaate, açıktan okunması,
Arapça olması, hutbe ile cuma namazı arasında bir
meşguliyet girmemeli….
Şafi
è
Hutbe Arapça… öğle vaktinde.. ayakta… iki hutbe arası
oturulmalı…. Namazdan önce… Hatip hadesli… Erkek-setürlü…40
kişiye sesli …Hatibin imanının sahihliği.. Hatip bilgili
olmalıdır…
3-
Hutbenin Sünnetleri …………………:
1-
Hatibin, hutbe için minbere kolayca ve kimseye eziyet
etmeden çıkabilmesi için minbere yakın bir yerde
bulunması, Cumanın ilk sünnetini minberin önünde kılması,
Böyle yapmaması, mihrab da yada başka yerde kılması
mekruhtur…………
2-
Minbere çıkan hatip cemaate dönük oturması, ezanı bu
şekilde dinlemesi……
3-
Ezanın, hatibin huzurunda okunması…
4-
Hatip, ezandan sonra her iki hutbeyi ayakta okuması (
vacib diyenlerde var.)
5-
Hutbe okuyan hatibin yüzünün cemaate dönük olması…
6-
Hutbeye gizli olarak Euzu Besmele sesli olarak Allah’a
hamd ve sena ile başlamak.
7-
Hutbeye gizlice Euzu Besmele, açıktan şahadet, Peygambere
Salavat getirmesi.
8-
Müslümanlara nasihatte bulunmak…
9-
Eüzü besmele ile Kur’an’dan bir ayet okumak. Hutbeyi iki
bölüm halinde ve iki hutbe arasında kısa bir süre
oturmak…İkinci hutbede, birinci hutbe gibi Allah’a hamd,
Peygambere Salavat getirmek ikinci hutbede Mü’minlere af
ve mağfiret, afiyet ve Allah’a dua etmek………………
10-
İkinci hutbeyi birinciye göre biraz alçak sesle okumak.
11-
Hutbeyi kısa tutmak……
12-
Hutbeyi cemaatın işitebileceği bir sesle okunması……
13-
Hatibin Abdestli olması ve avretli bulunması.( vacip
olduğunu söyleyenlerde var.)
14-
Hutbeden sonra namaz için ikamet getirilmesi…Hatibin
hutbeyi bir kılıç, baston, veya bir yay’a yaslanarak
okuması. Hutbeyi okuyan kişinin Cuma namazını da
kıldırması……………………………………………
4- Hutbenin Mekruhları :
Hutbenin sünnetlerini terk etmek mekruhtur. Hutbe
okunurken konuşmak ve konuşana konuşmaması için uyarmak
tahrimen mekruhtur.
Hutbe esnasında cemaatın birinin imama soru sorması hoş
karşılanmamıştır. Hutbe dinleyen sağa, sola bakmaları veya
selam verip almaları da mekruhtur. Hutbe esnasında Allah
Rasülünün ismi zikredilence ya sessiz kalınmalı yada içten
Selatü Selam getirmelidir. Hutbe esnasında namaz kılmak
dahi mekruhtur.Ancak hutbeden önce Cuma’nın sünnetine
başlamışsa acilen kılar ve hutbeyi dinler.
CUMA NAMAZININ KILINIŞI
Cuma günü öğlen vaktinden önce 2 rekat
Tahhiyetül Mescid namazı mümkünse kılmak. Cuma namazı, 4
rekat Cumanın ilk sünneti, bu 4 rekat namaz Hatip
minbere çıkmadığı sürece kılınır. Ama hatip minberde iken
bu namaz kılmak MEKRUH’tur..
İç ezan okunur, imam hutbesini cemaate okur.
Hutbeden sonra ikaamet Cuma namazının iki rekat farzı
cemaat halinde kılınır….
Farzı kıldıktan sonra 4 rekat Cumanın son
Sünneti kılınır. Cuma namazı 10 Rekattır. Bundan sonra
kılınan 4 rekatlı Zuhri ahir namazı ve devamında
Vaktin Sünneti adıyla kılınan 2 rekat namazda vardır.
ZUHR-i AHiR NAMAZI :
Ebu Hanife’ye göre, Cumanın farzından sonra tek selamla 4
rekat… Şafiye göre iki selamla 4, Ebu Yusuf ve İmam-ı
Muhammed’e göre iki selamla 4+2=6 rekattır. Bazı fukaha
Cumanın farzından sonra kılınacak sünnetin eğer camide
ise; 4 cami dışında ise 2 rekat kılınır demişlerdir.
Zuhr-i Ahir namazı, son öğle namazı demektir.
Cuma namazı, öğle namazının vaktinde kılınıp, onun yerine
tutuğuna göre, ayrıca Son öğle namazı kılmanın anlamı
nedir ?
Esasen Hz. Peygamberin devrinde böyle bir
namaz yoktur. Cuma namazının sıhhat şartlarından
è
özellikle Cuma namazının bir bölgede bir tek camide
kılınması….( şehirlerin nüfusların artması birden fazla
camide namaz kılınması… Gündeme gelmiş bir namaz……..)
Şöyle ki, Cumanın sıhhatınının şartlarından
biri, tek bir camide namaz kılmak.. Yani bir yerleşim
yerinde bir camide namaz kılınır, başka kılınmaz.. Ya
ilk kılanın Cuma namazı sahih.. Ya da bir başka camide
kılınan Cuma namazı sahih bir yerleşim yeri için…
diğerlerin ki batıl olur… Cumaları batıl olanın yapması
lazım olan nedir? Muhakkak ki öğle namazını kılmak
gerekir. İhtiyaten öğle namazından farzı kılınır…
Ancak şu unutulmamalı milyona nüfusu ulaşmış
bir yerleşim biriminde tek bir camide Cuma kılmak imkansız
hale gelmiştir. İmam-ı Muhammed’e göre bir şehirde izdiham
olsun, olmasın Cuma namazı kılınır denmiştir. Hanefi
içtihadı zaten böyledir…
Cuma namazı kılanların ayrıca Zuhr-i Ahir
kılmasına gerek yok diyenler var iken, ya Cuma namazım
olmadı diye endişeye düşenler için ihtiyaten zuhr-i ahir
kılınır.
İmam’ın Selâmından önce uyan kişi Cuma
namazına kavuşmuş olur. 2 rekatı ekler. Muhammed, Maliki
ve Şafii
è
en az bir rekata kavuşmuş olması, yoksa namazı 4’e öğle
namazı farzıyla tamamlar demişlerdir.
Cuma namazı kılmakla yükümlü olmayan yolcunun
ve mazeret sahibi kimselerin.. Cuma günü, Cuma namazı
kılınan bir beldede öğle namazı cemaatle kılmaları
MEKRUH’tur…
Cuma namazı üzerine farz olan, kimseler, Cuma
namazını kaçıran o günün öğle namazını kılarlar. Cuma ile
mükellef olan Cuma namazını bir beldede kılındığı halde,
kendisini kasıtlı olarak Cumayı bırakıp öğle namazı
kılması haramdır….
Cuma günü öğle vaktinde Cuma namazından önce yolculuğa
çıkabilir… Ezandan sonra yola çıkılmaz… Ancak vesait saati
ile çakışıyorsa yolculuğa ezandan sonra da çıkabilir…
Şu unutulmamalıdır ki Müslüman için Cuma büyük
bir Bayram günü ve büyük bir ibadettir. Durum böyle olunca
Müslüman her şeyini tabi yolculuğunu da Cuma namazına göre
ayarlaması lazım…
Cuma günü Cuma ezanın duyan Allah’ı zikre
konuşmaları alış-verişi bırakmaları gerek. Namaza
koşmaları lazım. Hatibin minbere çıkmasından itibaren
Hanefi Mezhebine göre Cuma namazı üzerine farz olana alış
veriş yapması tahrimen mekruhtur… Diğer mezheplere göre
haramdır… Ancak Hanefi mezhebine göre bu saatte yapılan
alışveriş helâl ancak…. Diğer mezheplerde ise akit, alış
veriş geçersizdir…
M. Emin YAĞMUR
Orduzu Kireç Ocağı
Camii İmam-Hatibi