CUMA NAMAZI
 

 

  Cuma, İslam dinide çok önemli kabul edilen haftalık toplu bir ibadet günüdür. Çeşitli hadislerden anlaşıldığına göre Cuma günü daha önce Yahudi ve Hıristiyanlar için haftalık  ibadet ise Pazar ve Cumartesi günlerini seçmişlerdir. 

            Allah Rasülü Cuma günü için ; " Güneşin doğduğu en hayırlı gün Cuma günüdür. Hz. Adem o gün yaratıldı. O gün Cennette konuldu, O gün Cennetten çıkarılmıştır.  Kıyamet Cuma günü kopacaktır." Müslim-18 

            Allah Rasülü,  Cuma gününde duaların geri çevrilmediği Eşref Saati  ( icabet saati) bulunduğunu hatırlatarak, bu saatin ne zaman olduğunu, biliyordum, Kadir gecesi ne zaman olduğunun bana unutturulduğu gibi unutturuldu.  Tabi ki bundan amaç, gün boyu Allah’a yönelme sağlanıyor. Ramazan'ın son 10 günü Allah’a yönelme sağlanıyor.

             Allah Rasülü, "Cuma günü gerekli temizliklerini tamamlayıp camiye giden hutbesini  dinleyen, Cuma namazını kılan kimsenin daha önceki Cuma ile kıldığı bu Cuma arasında işlediği  günahların affedileceği belirtilmiş."  Buhari, Cuma 6-19

             Bu günü hafife alan, üç Cuma namazını terk eden kimsenin kalbinin mühürleneceğini bildirilmiştir.( Ebu Davud Salaté 204)

             Cuma Kurban Bayramının Arefesine rastlamasına, Hacc-ı ekber  "Büyük Hac" denmesi müslümanların hacca ve Cuma’ya verdikleri önemi gösterir.

             Cuma gününe ve tabiki  Cuma Namazına büyük önem vermek lazım. Boy abdesti, bazı fakihlere göre, sünnet, bazılarına göre farzdır. Namazdan önce tırnak kesme, diş fırçalama, bedeni temizlik, temiz elbise, başkalarını rahatsız  etmeyen güzel koku sürmek…… 

            Cuma güne, zikir, dua, tövbe ve istiğfar bol bol yapılmalı.  Eşref saatinde daha  bol yapmak. Kur’an okumalı ve Allah Rasülüne bol Selatü Selam getirmeliyiz. Kazası olan  kaza namazı, kazası olmayan ise nafile namazı  kılmak gerekir…. Bol dua, istiğfar ve tevbe etmeliyiz.

        Cuma Namazı Farz-ı Ayndır.  Cuma süresin 9. Ayetinde Yüce Allah : "Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağrılınca, Allah’ı anmaya (Namaza) koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.. Namaz kılınca yeryüzüne yayılın da ,Allah’ın lütfunu arayın ve Allah’ı çok çok anın ki felah bulasınız.Cuma Süresi-9-10-             

      Cuma namazının faziletli, kuvvetli farz olduğu ve bu namazı özürsüz olarak terk etmek büyük günahtır. Bu hususta Allah Rasülü :  Allah önemsediği için üç cumayı terk eden kimsenin kalbini mühürler. Ebu Davud- Salat 204-    Bir takım kimseler, ya

Cuma namazını terk etmeden  vazgeçerler yada Allah onların kalplerine mühürler ve artık onlar gafillerden olurlar. Müslim- Cuma-12 

       Hz. Peygamber’in Cuma namazını ilk defa hicret esnasında Medine yakınlarında Ranuna Vadisinde Salim b. Avf kabilesini ziyaretleri sırasında oradaki namazgahta farz kılınmış ve orada da kıldırmıştır. Bugün burada Mescid-i Cuma bulunmaktadır.

      Cuma namazı ne zaman farz kılındı? İki görüş vardır. Ranuna’da farz kılındı. Mekke’de farz kılındı. Mekke de farz kılındı diyenlerin görüşleri zayıftır. Zira müşriklerin baskısı  sonucu Mekke’de farz  kılınmamıştır denmektedir.

             Cuma namazı  farz è iki rekat è Hutbe okuma, dinleme namazın şartıdır. Cuma namazı o günkü öğle namazının yerini tutar.

  CUMA NAMAZININ ŞARTLARI

  Cuma namazının şartlarını iki boyutta inceleyebiliriz. Vücub ve sıhhat şartları…..

Vücub şartları Cuma namazı kılmakla yükümlü olmanın şartlarıdır. Sıhhat  şartları; kılınan namazın geçerli olup olmadığının şartlarıdır. 

a) Cuma Namazının Vücub Şartları :  Bir kimseye Cuma Namazının farz olmasının, Beş vakit namazının şartları yanında, Cuma namazı için  ayrıca bir takım şartlar vardır. Bunlar,

1-Erkek Olmak :  Cuma erkeklere farz, kadınlara farz değil. Bu konuda İslam alimleri arasında ihtilaf yok. Ancak kadınlar da camiye gelseler ( Gelebilirler) Cuma Namazını kılsalar.  Bu namaz sahih olur. Artık o gün ayrıca  öğle namazı kılmazlar. Öğle namazı onlardan düşer.

       Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz döneminde kadınların Cuma namazı kıldıkları,  ancak Allah Rasülü kadın, çocuk, hasta, kölelere Cuma farz değil, ancak kılarlarsa cumaları sahihtir ve o günün öğle namazı üzerlerinden düşer buyurmuşlardır.         

      Şu konu unutmamalı, on dört asırlık dönemde kadınların Cuma namazı kılmaları gerektiği  hususunda  hiçbir alim görüş bildirmemiştir. Bu durum kadınların Cuma namazı kılmakla yükümlü olmadıklarını gösterir.           

Ancak şu unutulmamalı, kadınların Cuma namazı kılması konusunda bir serbestlik vardır.; müsait zaman ve zemin bulan kadınlar, Cuma Namazı kılabilirler. Din onlara  tanıdığı  bir muafiyettir. 

            2- Mazeretsiz Olmak :  Bazı  mazeretler , Cuma namazına gitmeye engel ise, böylece bir mazereti olan,  Cuma namazı ona farz olmaz. Kendine mazeretinden dolayı Cuma farz olmayan, Cuma namazını  kılsa, o zaman sahihtir ve o günün öğle namazı üzerinden düşer.

             Cuma Namazın Gitmemeyi Mübah Kılan Mazeretler : 

a-Hastalık:  Hasta olmuş, Cuma’ya giderse, hastalığının artacağı endişesi var ise Cuma namazı yükümlülüğü düşer.

 Yürümekten aciz durumda  bulunan kimse, bu hasta hükmündendir. Hasta  bakıcı: Hastaya bakan kişi Cuma’ya gidip gelinceye kadar, hastaya bir zarar gelir endişesi olandan da Cuma yükümlülüğü düşer….

Bulaşıcı bir hastalığa yakalanmış da Cuma’yı terk edebilir.

 b- Körlük ve Kötürümlülük:  Kör (âma) olan bir kimseye, kendisini Camiye götürebilecek biri bulunsa bile, Ebu Hanife,  Mâliki, Şafiye göre Cuma farz değildir. Hanbeli, Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre, yedeği ( kendini Cuma’ya götürecek biri olursa) Cuma farzdır. Yedeği  yok ise zaten farziyet yoktur.  Felç, yada yatalağa da farz değildir.. 

c-Uygun  olmayan Hava ve Yol Şartları : Cuma’ya gittiği takdirde kişinin  önemli bir zarara veya  sıkıntıya uğraması söz konusu ise ; şiddetli  yağmur, şiddetli soğuk veya sıcak, aşırı çamur gibi durumlar Cuma namazı yükümlüğü düşürür.

 ç-Korku : Cuma namazına gittiği takdirde malı, canı veya namusunun tehlikeye gireceğine  dair endişeler taşıyan kimseye de Cuma namazı farz değildir.

 3- Hürriyet:  Hür olmayan kimseler yani köle, esir, fukahanın çoğuna göre namaz düşmez. Hürriyeti kısıtlamış olan tutuklularda, fiziki, şartlar sağlanır, imkân tanınılırsa Cuma namazını kılarlar ise öğle namazını kılmaya gerek kalmaz öğle namaz düşer.

 4- İkâmet : Fukahanın  büyük çoğunluğuna göre Cuma namazının vacip olması için, Cuma namazı kılınan yerde ikâmet etmesi  yani seferi olmaması lâzım…………..

             Dinen seferi olana Cuma farz değil.. Bazı fakihlere göre seferi  esnada Cuma farz olmamakla beraber,   konaklama halinde konaklama yerinde Cuma namazını  kılar denmiştir. Zaten seferi olduğu halde, Cuma namazını  kılması halinde daha hayırlı bir iş yapmış olur ve o gün öğle namazı üzerinden düşer. 

B)    CUMA NAMAZININ SIHHAT ŞARTLARI :

 1-Vakit è  Cuma Namazı,  Hanbeliler  dışındaki tüm müçtehitlerce  Cuma günü  öğle vaktinde kılınır. Hanbeliler, güneşin doğuşundan itibaren bir mızrak boyu yükselmesinden sonra ikindiye kadar kılınır derler. 

2-Cemaatè  Cuma namazı cemaatle kılınır. Tek kılınmaz. Bunun dışında diğer namazlarda imama bir cemaat kafi iken, Cuma için, daha fazla cemaat olması gerekir.  

İmam-ı Ebu Hanife ve imam-ı Muhammed ‘e  göre en az imamın dışında 3 cemaat şarttır. Bunların yolcu, hasta, âma  olması fark etmez. İmam-ı Ebu Yusuf’a göre İmam+2 cemaat lazımdır.

 Ebu Hanife’ye göre Cuma’nın farzının 1. rekatının  secdelerini yaparken 3 cemaatın  altına düşmemeli… İmam-ı Muhammed ve Ebu Yusuf ise iftitah tekbirini  beraber almaları  yeterli, sonra  cemaat azalsa da  bir şey olmaz demişlerdir.

 İmam-ı Şafi hazretlerine göre en az  kırk (40) akil, baliğ erkek cemaatın  varlığı şarttır. Ümmi, kadın, yolcu, göçebe, köle vb. Cemaate dahil edilmez. Fatiha okumasını  bilmeyen ümmi cemaat  sayısından düşürülür… Öğrenme gayretinde olan eklenir….                                                                     

Hutbede 40 cemaat olması  şart, cemaat eksilse de o zaman  Cuma fasid olur. Malikide imam+10 cemaat şartı konulmuştur.…

 3 – Şehir è  İslam fukâhasına göre Cuma namazı kılınacak yerin şehir veya şehir hükmünde bir yerleşim birimi olmasını şart koşmuşlardır. Fakat şehir ve şehir hükümlerinin  ayrıntıları hususunda yada böyle yerlerde birde fazla Cuma kılınır mı? Kılınmaz mı ? Bu yıllardan beri tartışma konusu………………………

 Hanefilere göre Cuma namazı kılınacak yerin yerleşim biriminin  şehir veya hükmünde bir yer olması yada böyle bir yerin civarında bulunması gerekir.

 Bir yerin hangi  durumda  şehir ve şehir hükmünde sayılacağı hususunda farklı rivayetler bulunmaktadır. Hanefi Mezhebine göre :  Şehir yada şehir hükmünde bulunan  yerin en büyük camisi orada bulunan cemaatı almazsa ikinci bir cami.. üçüncü bir camii…sayıları artırılarak Cuma kılınır denilmiştir. 

Şehir ifadesinin  günümüzde, büyük veya küçük yerleşim  birimi olarak anlaşılması gerekir. Bu şu manaya gelir ki  farzı eda edecek  cemaatın olması yeterlidir.  Bu köyünde  olabileceği hükmü çıkar. Maliki yerleşim birimi olarak çadır olmaz… Şafi’de  aynı görüşte… Hambeli en az kırk kişinin oturduğu  yer olmalı demiştir. 

4-Camii…:     Bir yerleşim biriminde  birden fazla yerde Cuma  Namazı kılınıp kılınmayacağı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Bütün mezhepler  şehirde tek  camide kılınması görüşü vardır.

            Günümüzde ise büyük şehirler  olması, ulaşım olanakları  vs. durumlarda istinaden birden çok yerde Cuma namazı kılınır olmuştur… 

            İmam-ı Ebu Hanife, tek camide… diğer rivayetler bir şehirde  birden fazla camii, Ebu Yusuf, şehiri nehir ikiye bölürse  2 camide  kılınır. İmam-ı Muhammed aynı şehirde  birden fazla camide namaz kılınır demiştir. Bir şehirde birden fazla  camide namaz Ebu Hanifenin 2.görüşü  ve İmam Muhammed’in görüşüdür….

             Şafii şartlar sebepler bir şehirde birden fazla  Cuma namazı kılmaya  müsaade ederken.. Sebep yok iken  birden fazla camide Cuma kılınsa ilk cumaya başlayanların ki kabul olurken, diğerlerin ki sahih olmaz. Bunlar öğlen namazı kılarlar demişlerdir.

  5- İzin….: Hanefiler, Cuma namazını devlet başkanı veya temsilcisinin yada bunlar tarafından yetkili kılınan birinin  kıldırması gerektiğini ileri sürmektedir. Diğer mezheplerde  böyle şart yoktur. Cumalar bir yerde siyasal  reâlitenin göstergesi durumunu almaya başlamış, Hz. Ali (r.a.), adına hutbe okunması, Abbasi adına, Osmanlı vs. zaten günümüz Türkiye’sinde, camiyi ibadete açmak için izin, ücretli imam atanması için izin  gerekli diyenler vardır. 

            Hanefilerin fıkıhçıları devlet başkanının veya izninin bulunmaması durumunda aralarında birine Cuma imamlığı selahiyetinin verileceği hususunda fetva vermişlerdir..

             Cuma kılınan yerin herkese açık olması anlamında genel ki izine ( İZN-İ AM ) bazı kitaplarda ayrı bir şart olarak değerlendirilmekte birlikte bir anlamda devlet  başkanının izni kapsamında  yer alır. Camiye bazıların girmesine müsaade edilmiş bazılarına müsaade edilmemiş  ise, orada Cuma namazı kılınmaz.

 6- Hutbe…..:  Cuma namazının sıhhat şartlarından birisinin de  hutbe olduğu hususunda  fakihler  görüş birliği içindedir. Ancak mezhebler  arasında hutbenin rükünleri  ve geçerlilik şartları konusunda mezhebler  arasında görüş birliği yoktur.

             Hutbe, birilerine hitap etmek, bir şeyler söylemek demektir. Müslümanların hayatlarını kolaylaştırma, sosyal ilişkiler ve sosyal yapılanma vs. konularında cemaatı aydınlatma  da Hutbe büyük bir vesiledir.

 1- Hutbenin rüknü :  Ebu Hanife’ye göre hutbenin rüknü ; yani temel unsuru Allah’ı zikretmekten ibaret olduğu için, hutbe niyetiyle    ELHAMDÜLİLLAH   veya  SÜBHANELLAH demek suretiyle hutbe yerine getirilmiş olur. Fakat bu kadarı mekruhtur. Ebu Yusuf  ve İmam-ı Muhammed’e göre.. Hutbenin rüknü… Hutbe miktarı Allah’ı zikirdir. Bunun ölçüsü ise… Tahiyyat duası kadardır.

 İmam-ı Şafiye  göre, Her iki hutbede Allah’a hamd, Peygambere salavat  getirmek                 Takvayı tavsiye etmek.Hutbede  ayet okumak. 2. Hutbede Mü’minlere dua etmektir.

 2- Hutbenin Şartları : Hanefilere göre Cuma  Namazı hutbesinin  sahih olması için şu şartların bulunması gerekir… 

1-      HUTBENİN VAKİT İÇİNDE OKUNMASI…

2-      HUTBENİN NAMAZDAN ÖNCE OKUNMASI…

3-      HUTBE  NİYETİYLE OKUNMASI…

4-      CEMAATIN HUZURUNDA İRAD EDİLMESİ…

5-      CEMAATIN  EN AZ SAYI YADA  FAZLA OLMASI…Bu sayıdan az olmamalı…

 Bu şart Hanefi’lerce pek tutulmaz ancak.. Fukâha’nın çoğuna göre  bu bir şarttır…  

6-       HUTBE ARASI, NAMAZ ARASI YİYİP, İÇME  VB. DURUMLARDA HUTBE NAMAZI ARASI  AÇILMAMASI… 

Hanefilere göre  Cuma hutbesinin Arapça olması, hatibin ayakta olması şart değil. Malikilerde, hatip ayakta, hutbeyi öğlen vakti hutbe olarak, mescidin içinde namazdan  önce, en az iki  cemaate, açıktan okunması, Arapça olması, hutbe ile cuma namazı arasında bir meşguliyet girmemeli…. 

Şafi è Hutbe Arapça… öğle vaktinde.. ayakta… iki hutbe arası oturulmalı….  Namazdan önce… Hatip hadesli… Erkek-setürlü…40 kişiye sesli …Hatibin imanının sahihliği.. Hatip bilgili olmalıdır…

 3- Hutbenin Sünnetleri …………………:

1-      Hatibin, hutbe için minbere kolayca ve kimseye eziyet  etmeden çıkabilmesi için minbere yakın bir yerde  bulunması, Cumanın ilk sünnetini minberin önünde  kılması, Böyle yapmaması, mihrab da yada başka yerde kılması mekruhtur…………

2-      Minbere çıkan hatip cemaate dönük oturması, ezanı bu şekilde dinlemesi……

3-      Ezanın, hatibin huzurunda okunması… 

4-      Hatip, ezandan sonra her iki  hutbeyi  ayakta okuması ( vacib diyenlerde var.)

5-      Hutbe  okuyan  hatibin yüzünün cemaate dönük olması… 

6-      Hutbeye gizli olarak  Euzu Besmele sesli olarak  Allah’a hamd ve sena ile başlamak.

7-      Hutbeye gizlice Euzu Besmele, açıktan şahadet, Peygambere Salavat getirmesi.

8-      Müslümanlara nasihatte bulunmak… 

 9-      Eüzü besmele ile Kur’an’dan bir ayet okumak. Hutbeyi iki bölüm halinde ve  iki  hutbe arasında kısa bir süre oturmak…İkinci hutbede, birinci hutbe gibi Allah’a hamd, Peygambere  Salavat getirmek ikinci hutbede Mü’minlere af ve mağfiret, afiyet ve Allah’a dua etmek………………

 10-   İkinci hutbeyi birinciye göre biraz alçak sesle okumak.

 11-   Hutbeyi kısa tutmak…… 

12-   Hutbeyi cemaatın işitebileceği bir sesle okunması…… 

13-   Hatibin Abdestli olması ve  avretli bulunması.(  vacip olduğunu söyleyenlerde var.) 

14-   Hutbeden sonra namaz için ikamet getirilmesi…Hatibin hutbeyi bir kılıç, baston, veya bir yay’a yaslanarak okuması. Hutbeyi okuyan kişinin Cuma namazını da kıldırması……………………………………………

  4- Hutbenin Mekruhları :  Hutbenin sünnetlerini terk etmek mekruhtur. Hutbe okunurken konuşmak ve konuşana konuşmaması için  uyarmak tahrimen mekruhtur.

 Hutbe esnasında cemaatın birinin imama soru sorması hoş karşılanmamıştır. Hutbe dinleyen sağa, sola bakmaları veya selam verip almaları da mekruhtur. Hutbe esnasında Allah  Rasülünün ismi zikredilence ya sessiz kalınmalı yada içten Selatü Selam getirmelidir. Hutbe esnasında namaz kılmak dahi mekruhtur.Ancak hutbeden önce Cuma’nın sünnetine başlamışsa acilen kılar ve hutbeyi dinler.

 CUMA NAMAZININ KILINIŞI

             Cuma günü öğlen vaktinden önce 2 rekat Tahhiyetül Mescid namazı mümkünse kılmak. Cuma namazı, 4 rekat Cumanın ilk sünneti,  bu 4 rekat namaz  Hatip minbere çıkmadığı sürece kılınır. Ama hatip minberde iken bu namaz kılmak MEKRUH’tur..

             İç ezan okunur, imam hutbesini cemaate okur. Hutbeden sonra ikaamet   Cuma namazının iki rekat farzı cemaat halinde kılınır….

             Farzı kıldıktan sonra 4 rekat  Cumanın son Sünneti kılınır. Cuma namazı  10  Rekattır. Bundan sonra kılınan  4 rekatlı Zuhri ahir namazı ve devamında  Vaktin Sünneti  adıyla kılınan  2 rekat namazda vardır.

   ZUHR-i AHiR NAMAZI :

             Ebu Hanife’ye göre, Cumanın  farzından sonra tek selamla 4 rekat… Şafiye göre iki selamla 4, Ebu Yusuf ve İmam-ı Muhammed’e göre iki selamla 4+2=6  rekattır. Bazı fukaha Cumanın farzından sonra kılınacak  sünnetin eğer camide ise; 4  cami  dışında ise 2 rekat kılınır demişlerdir.

             Zuhr-i Ahir namazı,  son öğle namazı demektir. Cuma namazı, öğle namazının vaktinde kılınıp, onun yerine tutuğuna göre, ayrıca  Son  öğle namazı  kılmanın anlamı nedir ?

             Esasen Hz. Peygamberin devrinde böyle bir namaz yoktur. Cuma namazının sıhhat şartlarından è özellikle Cuma namazının bir bölgede bir tek camide kılınması….( şehirlerin nüfusların artması birden fazla camide namaz kılınması… Gündeme gelmiş bir namaz……..)

             Şöyle ki,   Cumanın sıhhatınının  şartlarından biri, tek bir camide namaz kılmak.. Yani bir yerleşim  yerinde bir camide  namaz kılınır, başka kılınmaz.. Ya ilk kılanın Cuma namazı sahih.. Ya da bir başka camide kılınan Cuma  namazı sahih bir yerleşim yeri için… diğerlerin ki batıl olur… Cumaları batıl olanın yapması lazım olan nedir? Muhakkak ki öğle namazını   kılmak gerekir. İhtiyaten öğle namazından farzı kılınır…

             Ancak şu unutulmamalı milyona nüfusu ulaşmış bir yerleşim biriminde tek bir camide Cuma kılmak imkansız hale gelmiştir. İmam-ı Muhammed’e göre bir şehirde izdiham olsun,  olmasın Cuma namazı kılınır denmiştir. Hanefi içtihadı zaten böyledir…

             Cuma namazı kılanların ayrıca Zuhr-i Ahir kılmasına gerek yok diyenler var iken, ya Cuma namazım olmadı diye endişeye düşenler için ihtiyaten zuhr-i ahir kılınır.

             İmam’ın Selâmından önce uyan kişi Cuma namazına kavuşmuş olur. 2 rekatı ekler. Muhammed, Maliki ve Şafii è en az  bir rekata kavuşmuş olması, yoksa namazı 4’e öğle namazı farzıyla tamamlar demişlerdir. 

            Cuma namazı kılmakla yükümlü olmayan yolcunun  ve mazeret sahibi kimselerin.. Cuma günü, Cuma namazı kılınan bir beldede öğle namazı cemaatle kılmaları MEKRUH’tur… 

            Cuma namazı üzerine farz olan, kimseler, Cuma namazını kaçıran o günün öğle namazını kılarlar. Cuma ile mükellef olan Cuma namazını bir beldede kılındığı halde,  kendisini kasıtlı olarak Cumayı bırakıp öğle namazı kılması haramdır….

             Cuma günü öğle vaktinde Cuma namazından önce yolculuğa çıkabilir… Ezandan sonra yola çıkılmaz… Ancak vesait saati ile çakışıyorsa yolculuğa ezandan  sonra da  çıkabilir…

             Şu unutulmamalıdır ki Müslüman için Cuma büyük bir Bayram günü ve büyük bir ibadettir. Durum böyle olunca Müslüman her şeyini tabi yolculuğunu da Cuma namazına göre ayarlaması lazım… 

            Cuma günü Cuma ezanın duyan  Allah’ı zikre konuşmaları alış-verişi bırakmaları gerek. Namaza koşmaları lazım. Hatibin minbere çıkmasından itibaren  Hanefi  Mezhebine göre Cuma namazı üzerine farz olana alış veriş yapması tahrimen mekruhtur… Diğer mezheplere  göre haramdır… Ancak Hanefi mezhebine göre bu saatte yapılan  alışveriş helâl ancak…. Diğer mezheplerde ise akit, alış veriş geçersizdir…

 

 

                                                                                        

                                                                                             M. Emin YAĞMUR

                                                                                            Orduzu Kireç Ocağı

                                                                                             Camii İmam-Hatibi

 

 
© 2006 kirecocagicami.com // Designed and Coded By // PC KİREÇ OCAĞI CAMİ //Sami GÖNCÜ // 44170 // MALATYA