Allah'a emir veriyor gibi dua etmemeliyiz!
   

Mü'minler falanın-filanın aleyhinde konuşma yerine vakitlerini dua ile geçirmelidir. Keşke şekilciliğin hakim olduğu gibi değil de, herkes kendi gönlünün derinliklerinden kopan bir ses ile Allahu Teala (c.c.)'ya yalvarsa. Keşke Cenab-ı Hakka emir ve komut veriyor gibi değil de, bir dilenci hava ve edasıyla O'nun kapısının tokmağına dokunulsa. Ve keşke riya ve gösterişe açık meydanlarda değil de, hiç kimsenin olmadığı, Allah (c.c.)'a yürüme koyları sayılan tenha yerlerde insanlar içlerini Allah'a dökse....

 

"Rabbena la tuazzibna bi zunubina. Rabbena la tusallit aleyna  zunubina men la yehafuke vela yerhamduna. Vezukna hayrayi'd-dünya vel-ahira. İnneke ala kulli şey'in kadir."



           Meali : "Ey bizim Rabbimiz, günahlarımızdan dolayı bizlere azap etme. Yine günahlarımızdan dolayısıyla Sen'den korkmayan bize de nerhamet etmeyen insanları başımıza musallat etme Ya Rabbi!! Dünya ve ahirette bizim için ne hayırlı ise Sen bize onu ver Ya Rabbi!!! Muhakkak ki Sen'in her şeye gücün yeter."
                

              Bu dua Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'den bir rivayet olmasa da ecdadın çok yaptığı dualar arasındadır.

 

             Dualarda Cenab-ı Hak'tan bize O'nun yolunda olma aşkı ve şevki istenebilir. Bununla birlikte, mü'minin dualarında, "Senin sevdiğin ve razı olduğun şeyi istiyorum" demesi daha iyidir. Mü'min sonunu bilmediği, arkasında hayır mı var, şer i var kestiremediği isteklerde bulunmamalıdır. İnsanın kendi arzu ve isteklerinden uzaklaşıp Rabbinin emir ve istekleri içinde eriyip gitmesi çok önemlidir ve işte manevi terakki budur.

 

 

                                                     

© 2006 kirecocagicami.com // Designed and Coded By // PC KİREÇ OCAĞI CAMİ //Sami GÖNCÜ // 68100 // MALATYA